Teknoloji

Bazı Ülkelerde Cezaevleri Neden Barbie Pembesine Boyanıyor? - Webtekno

Daha önce cezaevleriyle alakalı pek çok sıra dışı şey görmüşüzdür, örneğin Norveç cezaevleri gibi. Ancak bu durum, kabul edelim ki alışılmışın biraz dışında. Normalde tek tip siyah, beyaz veya gri renkleriyle donatılan cezaevleri, bazen Baker-Miller pembesini kullanabiliyor

Bazı Ülkelerde Cezaevleri Neden Barbie Pembesine Boyanıyor? - Webtekno
26-11-2023 17:12

Renklerin ÖZETİ| daha önce insanlar üzerinde pek çok etkisi, bilim camiası tarafından sıkça araştırılmıştı. Hatta günümüzde neredeyse her markanın kendine özel rengi ve çağrıştırdığı birtakım duygular var. Bunun günümüzde en büyük örneğini ise kırmızının, aşkı ve tutkuyu; mavinin, sakinliği ve huzuru çağrıştırmasından verebiliriz.

Tabii kişiden kişiye değişebileceği gibi genel olarak bu renklerin insan üstündeki etkisinin pek çok kişiye çağrıştırdığı duygu bu şekilde. Peki pembenin ve cezaevlerinin ortak noktası neydi de bu renk, koğuşlarda uygulanmaya başlandı dersiniz?

1960'lı ve 70'li yıllar arasında araştırmacı Alexander Schauss, pembenin insan üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkilerini araştırmaya karar verdi.

Alexander Schauss .via-text { background-color: rgb(0,0,0); /* Fallback color */ background-color: rgba(0,0,0, 0.4); /* Black w/opacity/see-through */ color: white; font-weight: 300; font-size: 0.75em; position: absolute; bottom: 0%; right: 0; z-index: 2; padding: 5px !important; text-align: left; }

1970'lerin sonunda P-618 adını verdiği bir pembe tonu bulduğunu iddia eden Schauss, bu rengin diğer renklere kıyasla kalp atış hızını, nabzı ve solunumu düşürmede belirgin bir etkisi olduğunu iddia etti. Tabii bu sadece bir iddiaydı ve teorisini güçlendirmesi için aynı zamanda bir deney gerçekleştirmesi gerekiyordu.

Schauss, teorisini test etmek için Amerika'nın Seattle eyaletinde bulunan Donanma Hapishanesi'nin Başgardiyanı Gene Baker ve Yüzbaşısı Ron Miller'ı ikna etti. (Hatta Baker-Miller pembesinin ismi de bu iki adamdan geliyor.) 

1 Mart 1979'da yapılan araştırmanın sonuçları ise epey şaşırtıcı.

Baker-miller pembesi, Schauss pembesi, pembe

Mahkûmların yarısının pembe renkli kartona, diğer yarısının ise koyu mavi renkli kartona bakmaları istenmiş. Tam bir dakika sonra Schauss, pembe renkli kartona bakan mahkûmlara kollarını vücutlarının önüne doğru kaldırmasını istemiş ve ardından kollarına baskı uygulayarak tekrardan yanlarına indirmelerini istemiş.

Aynı olayı koyu mavi renkli kartona bakan mahkûmlardan da isteyen Schauss, daha sonra erkek mahkûmların davranışlarını izlemeye başlamıştı. Ve evet, tıpkı Schauss'un teorisindeki gibi pembe gerçekten işe yarıyordu.

Bu deneyden hemen sonra hapishanede mahkûmlar arasında hiçbir şekilde düşmanca bir davranış sergilenmemiş. Deneyin sonuçlarına göre, mahkûmların sakinleşmesi için sadece 15 dakika Baker-Miller rengine maruz kalmaları gerekli.

Bu rengin 2 farklı adı daha var: biri sarhoş pembesi, bir diğeri ise Schauss pembesi. Schauss'u anladık ancak sarhoşlar ne alaka?

Sarhoş pembesi, baker-miller pembesi, pembe hapishane, pembe koğuş

İngilizcede argo olarak kullanılan "drunk tank" tabiri, alkol alıp toplumun huzurunu bozan kişilerin tutulduğu nezarethane anlamına geliyor. Küçük ilçe hapishaneleri, toplumun huzurunu kaçıran sarhoş insanları pembe nezarethaneye yolluyorlardı; hâliyle halk arasında günden güne yayılarak "drunk tank" dediğimiz argo tabir ortaya çıkmış.

Pembe rengin işe yaradığını gören yetkililer âdeta bir pembe furyası başlatarak onlar da bulunduğu ortamı Baker-Miller pembesine boyuyordu. Örneğin Texas'ta 2006 yılında tekrar tekrar suç işleyen mahkûmları pembe koğuşlara nakil ederek bir de üstüne pembe renkli mahkûm üniforması giydirmiş.